fatoş’a doğum günü mektubu
Canım ciğerim sevgili,
Bugün senin doğum günün… ayrı değiliz bilesin… her zamankinden çok, her zamankinden içten yüreğimdesin… sürekli yaşatarak, besleyerek, büyüterek seni… içimi yalayıp geçen hüzün geride mutlu düşler bırakıyor… çünkü tutacağız bir gün hayatın ucundan, yükleneceğiz ne varsa, ne kadar solmuş gül varsa canlandıracağız onu….
Sevgili, yavrum…. hiçbir darbe yıkamadı içimizdeki hayat ağacını… ezemedi… ezemez de… Bugün… yermidört yaşına bastığın gün bilesin ki, önümüzde hiçbir engel duramayacaktır… akıp geçeceğiz, yıkıp gideceğiz çünkü…
Kar var dışarıda, güneş var, insanlar var… İçimizde canlılığını koruyan hayat böceği kıpırdıyor… buzlar çözülüyor, toprak uyanıyor…
Evet… Hayat ve onun bütün unsurları başkaldırıyor… Yeni bir güne, yeni bir güneşe… Sevgiyi yeni baştan kurarak.
Canım sevgili… yermidört yaşlım… güzelim… sevgiyle kucaklarım hepinizi… bin defa, yüzbin defa, onmilyon defa merhaba…
Merhaba sevgili!
Evet… hayat durdurulamaz yerine akıyor ve biz bu akıntının içinde bizi bekleyen yarınlara, sardunyalara, hanımeli çiçeklerine, kiraz ağaçlarına varacağız…
Mutlu ol sevgili… Sevin… hayat senindir… bir ırmaktır çünkü o… sonsuza akan bir ırmak…
Öperim… Heyecanımı, hüznümü, acımı anla sevgili…
