GÜNEY’siz Yıldönümü
Canım Sevgili,
Birbirimizden farksız, tekdüze sürüp giden günlerimiz dün birazcık değişti, mahkemeye gittim;<> için. Denizi, martıları, telaş içinde koşuşturan insanları gördüm.
Gelmeyeceğini bildiğim halde seni aradım, küçük salonu dolduran karmakarışık, hüzünlü insan yüzleri arasında. Bir an ne çok isterdim seni görmeyi.
Güzelim, haziran kendini bitiriyor. 27′si, evliliğimizin ikinci yılı.
Umutlarımızın, sevinçlerimizin hüzne ve acıya dönüşeceği ikinci yıl. Salıya denk geliyor. O gün dışarda olmayı ne kadar çok isterdim. Sen,oğlumuz ve ben. Üçümüz. Oğlumuzla ilk yılımız olacaktı. Yiğit oğlum ve onun yiğit anası. Ah be güzelim, insan böyle anlarda serçe kuşu gibi güçsüz, çocuk gibi yufka yürekli oluyor. Geçecek be yavrum! Güzel günlerimiz de gelecek.
O gün, yani Haziran’ın 27′si, sen benim aklımda olacaksın. O gün mahpusluğumun en dokunaklı günlerinden biri olacak
Öperim yavrum. Sevgiyle…
(Alıntıdır. “SELİMİYE MEKTUPLARI”)
